2026 KNESSET SEÇİMİ: İSRAİL’DE RADİKAL SAĞ SEÇMENİN ZAFERİ Mİ?

Prof. Dr. Veysel Ayhan

SESA Enstitüsü Direktörü

ÖZET

27 Ekim 2026 Knesset seçiminde Netanyahu bloku 61 sandalyelik çoğunluğa ulaşamamıştır. Ancak bu sonuç, İsrail’de radikal sağın gerilediği anlamına gelmemektedir. Geçici sonuçlar, sağ, dinî Siyonist ve ultra-Ortodoks partilerin Knesset’in yarısı olan 60 sandalyeye ulaştığını göstermektedir. Sağdan gelen liderlerin listeleri ise toplam 72 sandalye kazanmıştır. Bu rapor, seçimi radikal sağ seçmenin ve onu temsil eden partilerin gücü üzerinden değerlendirmektedir. Bu bağlamda Netanyahu koalisyonunun çoğunluğu kaybetmesi, sağın zayıflamasından değil, sağ seçmenin farklı nedenlerle kendi içinde bölünmesinden kaynaklanmaktadır. Bu bölünmenin başlıca nedenleri arasında rehine meselesinin yönetimi, Gazze Savaşı’nın seçmenin beklentilerini karşılayacak biçimde sonuçlandırılamaması, Haredi gençlerin askerlik muafiyeti, dış politikadaki gelişmeler, Netanyahu’nun kişisel liderlik tarzı ve yargılandığı yolsuzluk davaları yer almaktadır. Muhalefet blokunun lideri Gadi Eisenkot’un da iki devletli çözümü hata olarak nitelendiren ve “Dahiye doktrini” ile özdeşleşmiş eski bir Genelkurmay Başkanı olduğu belirtilmelidir. Dolayısıyla radikal sağın iç ve dış politika tanımlarının muhalefetin tutumunu da belirlediği açıktır. Bu tablo, seçim sonuçlarını Netanyahu için bir yenilgi olmaktan çıkarmakta ve onun yeniden başbakan olması için güçlü bir zemin oluşturmaktadır.