NATO FÜZE KALKANI VE TÜRK DIŞ POLİTİKASINA ETKİSİ

Dr. Kemal Kaya

Güvenlik Çalışmaları Direktörü

ÖZET

NATO’nun 2010 Lizbon Zirvesi’nde füze savunmasının kolektif savunmanın parçası haline getirilmesi ve 2011’de Malatya Kürecik’e AN/TPY-2 erken uyarı radarının yerleştirilmesi, Türkiye’nin bir yandan NATO güvenlik mimarisi içindeki rolünü güçlendirirken diğer yandan İran’la ilişkilerde yeni bir gerilim alanı üretmişti. NATO’nun güncel balistik füze savunma yapısında Kürecik radarı hâlen kritik bir sensör olarak faaldir. Mart 2026’da Türkiye’ye yaklaşan İran kaynaklı balistik füzelere ilişkin tespit ve önleme süreçlerinde de bu ağın işlevsel olduğu görülmüştür. Bölgemizde yaşanan savaş durumu, füze savunmasının yalnızca caydırıcılık değil; radar, erken uyarı, önleme stokları, ağ-merkezli komuta-kontrol ve siyasi hizalanma boyutlarını birlikte içeren çok katmanlı bir stratejik alan olduğunu göstermektedir.