ABD-İSRAİL’İN İRAN SAVAŞI: LÜBNAN VE YEMEN CEPHELERİ OLASI MI?

Prof. Dr. Veysel Ayhan

SESA Enstitüsü Direktörü

ÖZET

 ABD Başkanı Trump bir yandan İran’a yönelik saldırılarını sürdüreceklerini ifade ederken diğer yandan ise Tahran’a koşulsuz teslimiyet anlaşmasını dayatmaktadır. İran ise saldırılara karşılık verirken aynı zamanda İsrail’in yanı sıra Hürmüz Boğazı ve Körfez ülkelerinindeki Amerikan askeri üstlerini ve personelini de hedef alma politikasını sürdüreceğini açıklamıştır. İran rejimi ABD-İsrail saldırısını varoluşsal bir saldırı olarak değerlendirmekte ve bu kapsamda tüm karşı verme stratejilerini hayata geçirmektedir.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının kapsamının genişlemesi veya doğrudan rejim değişikliğini hedefleyen bir stratejiye dönüşmesi halinde, hem Lübnan hem de Yemen cephelerinin açılma ihtimali ciddi biçimde artabilir. Böyle bir senaryoda çatışmanın yalnızca ABD, İsrail ve İran arasında sınırlı kalmayacağı; Suriye, Irak ve Kızıldeniz hattını da içine alan çok cepheli bir bölgesel savaşa dönüşme potansiyeli taşıdığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle mevcut savaş yalnızca bir devletler arası çatışma olarak değil, Ortadoğu’daki tüm dengeleri ve belki de haritaları yeniden şekillendirebilecek geniş kapsamlı bir kırılma olarak değerlendirilmelidir.